Kedi Karma Aşısı

Kedi karma aşısı kalisivirüs, herpes virüs ve panlökopeniye karşı hazırlanmış üçlü bir aşıdır, modifiye canlı virüs içerir. Yani hastalık yapmaz fakat bağışıklık sisteminin bu virüsleri tanıyıp onlara antikor üretmesini, bellek hücrelerinin oluşmasını ve canlı virüsle karşılaştığında, virüs generalize hastalık yapmayı başaramadan elimine etmesini sağlar.

İlk Aşılama: 9 haftalık veya daha büyük kedilere 3-4 hafta ara ile 2 doz uygulanır. 9 haftalıktan küçük hayvanlar 12 haftalık oluncaya kadar 3-4 hafta aralarla aşılanırlar. Yıllık tek doz aşılama tavsiye edilir.

Felin Kalisivirüs, herpes virüsle birlikte üst solunum yollarında hastalık yapan en önemli iki virüsten biridir. Genomu yüksek elastikliğe sahip olduğu için çoğu çevresel koşula hızla adapte olur.

Akut ve kronik enfeksiyona yol açabilen bu virüs; ateş, konjonktivit, burun akıntısı, hapşırma ve stomatit (ağızda ülser)’e neden olur. Bağışıklığın düşmesinden dolayı sekonder olarak pnömoni (zatürre) riskini arttırır. Ani epidemilere yol açabilen bu virüs %67 oranında ölümcüldür. Yoğun tedavi ile ölüm oranı düşürülebilmektedir.

Felin Herpesvirüs, felin viral rinotracheitise yol açar. Yani burundaki kanallar ve soluk borusunda primer olarak hastalık yapar. Karma aşı içerisindeki diğer virüslere nazaran bulaşması biraz daha zordur, direkt temas yolu ile bulaşır.

Klinik belirti olarak öksürme, hapşırma, burun akıntısı, konjonktivit, bazen ise ateş ve iştah kaybına neden olur. Sekonder bakteriyel enfeksiyonlar yoksa yaklaşık bir hafta içinde iyileşme beklenir. Sekonder bakteriyel enfeksiyonlara karşı önleyici tedavi yapılmamışsa hastalık haftalarca devam eder, sinüzite neden olabilir. Ayrıca virüs tek başına gebe kedilerde düşük ihtimalini arttırır.

Herpesvirüs korneada (göz bebeğini kaplayan şeffaf kısım) ülserlere neden olur, bunu da konjonktivit, keratit, keratokonjonktivitis sicca (göz yaşı üretiminin azalması) izler.

Felin Panlökopeni, bir parvovirüstür, bütün kedilerde hastalık yapar. Panlökopeni, adı üzerinde kandaki WBC yani beyaz kan hücrelerinin düşüşüne neden olur, dolayısıyla bağışıklık sistemini baskılar. Diğer tüm bakteriyel ve fungal (mantar) enfeksiyonlara karşı açık hale gelir. Çok bulaşıcı olan bu hastalık aynı zamanda gastrointestinal sistemde ve sinir sisteminde de hastalık yapar. Bu virüsü kedinin dışarıyla doğrudan temasla almasına gerek yoktur. Evin içindeki ayakkabılık virüsü evinize saçmaya yeterli olacaktır. Diğer kedileri sevmekten, sürtünmelerinden bahsetmiyorum bile.

Felin panlökopeni virüsü düzenli ve doğru şekilde dezenfekte edilmemiş neredeyse her yerde mevcuttur. Yavru kediler antikorları anne sütü ile aldıkları için, süt tozu vs ile beslenen kediler bu enfeksiyona çok daha açıktır. Şunu da unutmamak gerekir, anne sütü ile alınan antikorlar bir yere kadar korur, daha sonra kedinin yeni antikor üretmesi için aşılanması gerekir. Akut hastalığı atlatmış bir kedi, dışarıdan çok normal görünmesine rağmen 6 haftaya kadar virüsü ortama yaymaya devam eder.

Virüs aşısız bir kedi tarafından alındıktan 4-14 gün sonra yeteri kadar çoğalıp kemik iliğindeki aktif olarak bölünen hücreleri yok ettikten sonra lenfoid dokuya, sindirim sistemi dokusuna ve özellikle yavru kedilerde beyincik ve retina dokusunda tahribata neden olur. Virüsün birincil hedefi sindirim sistemi dokusudur. Sindirim sisteminde öncelikle ülserasyon yapmaya başlar, daha sonra tüm bağırsak epitelinin bağırsaktan sıyrılıp atılmasına neden olur. Evcil kedilerin %25-90’ı arasında ölümcüldür, perakut hastalarda ise ölüm oranı %100’e yakındır. Tedavi ve koruyucu önlemler kandaki beyaz kan hücreleri azaldığı için sekonder enfeksiyon riskinden dolayı çok önemlidir. Tedavi altına alınmış kedilerde ise kurtulma oranı %50 olup genellikle ilk 5 gün içerisinde iyileşme beklenir. Bu hastalığı atlatan kediler ömür boyu panlökopeniye bağışıklık kazanır.

Bu yazı sadece bilgilendirme amaçlı yazılmıştır. Teşhis ve tedavi yapılabilecek seviyede değildir. Teşhis, tedavi ve aşılamalarınız için Veteriner Hekiminize başvurunuz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.